Nietzsche Sözleri - Güzel Sözler - Düşünür Sözleri - Özlü Sözler | Söz Sanatı
Nietzsche Sözleri
Nietzsche Sözleri

İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.

Bana yalan söylemiş olman değil, artık sana inanmamam sarsıyor beni…

Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşüncelerinizin uğruna. Düşünceleriniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlıkları atmalıdır bunun için.

Artık bana verecek mutluluğun kalmadı mı, ne çıkar! Acıların var daha.

Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.

Uygarlığın büyümesini besleyen ne varsa aynı zamanda savaşa karşı çalışmaktadır.

Biri bana kötü davrandığında kendimi savunabilirim ama övgü ve iltifatlar karşısında savunmasızım.

Babanın yerine geçebilmek için babanı öldürmek istedin. İşte şimdi sensin baba; ama ölü bir babasın.

Faziletli insan, faziletsiz insanın gerçek hayatta yaptıklarını düşünde görmekle yetinir.

Bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak. Bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak. Bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak.

Yaşamak için bir “Neden”i olan, her türlü “Nasıl”a dayanabilir.

Zevk hem ağrılık, hem kefe, hem tartandır. Yazık o canlılara ki kavgasız, ağırlıksız, kefesiz ve tartısız yaşamak isterler.

Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür.

Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.

Sahip olmak ve daha çoğuna sahip olmayı istemek, tek kelimeyle büyümektir. Bu hayatın kendisidir

Kovalamaktan, aramaktan yorulduğumdan beri bulmayı öğrendim.

İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.

Kendine karşı cebir kullanmayana iyi denilir. Ama nefsini yenen kahramana da iyi denilir.

Korkarak yaşarsan, yalnızca hayatı seyredersin.

Ey insan! Kulak ver! Derin gece yarısı ne söyler? ‘ Uyudum, uyudum, uyandım derin rüyalardan: Derindir dünya. Daha derindir gündüzün düşündüğünden.

Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az.,

Deli dediğimiz kişi uyanıkken düş görendir.

Arzularımız o kadar şiddetlidir ki bazen birbirimizi parçalamak isteriz. Ama topluluk duygusu bizi durdurur. Lütfen not edin: İşte bu, neredeyse ahlakın tanımıdır.

Kaybetmeyi göze alamayacak kadar az dostum var.

Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.

Güçlü bir umut, yaşam için, ortaya çıkmış herhangi bir tek gerçek mutluluktan çok daha büyük bir uyarıcıdır.

En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir.

Ortak olabilenin değeri daima azdır. Büyük şeyler, büyük için kalacak; uçurumlar, derin olanlar için; incelikler ve ürpermeler incelmişler için; kısaca, tüm, pek az bulunanlar, pek az bulunanlar için.

Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç değilse bilgi savaşçıları olun.

Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki …

Aşkınla git yalnızlığına ve yaratışınla git, kardeşim; adalet, ancak çok sonra aksayarak gelecektir ardından

Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.

Severim gözü pekleri; ama yeterli değildir kılıç ustası olmak darbeyi kime vuracağını da bilmeli!

Beni öldürmeyen her şey beni güçlendirir.

Aşk hissi cinayete duyulan ihtirastan fazla genç olamaz.

Seven kişi birden mütevazı oluverir. Sevenler, tabiri caizse, narsistliğinin bir parçalarını rehin bırakmışlardır.

Uygarlığın içgüdülerden yapılan feragatlerin üstüne kurulduğu gerçeği ve bunun mertebesi görmezden gelinecek gibi değil.

İnsan komplekslerinden kurtulmaya çalışmamak, aksine onlarla uzlaşmalıdır; çünkü kompleksler insanın hal ve tavırlarına yön veren meşru güdülerdir.

Aslında ben ne bir bilim insanı ne bir gözlemciyim. Ne bir deneyci ne de düşünürüm. Ben mizacın gereği bir fatihim.

Saldırganlık eğilimi insanın tabiatında yer alan, bağımsız, içgüdüsel bir huydur… Saldırganlık kültürün önündeki en büyük engeldir.

Her zaman ilk olmak, diğerlerinin önüne geçmek istiyorsun; kimse sevmeyecek senin kıskanç gönlünü, dostundan başka!

Deha sahibi insan, en azından iki şeye daha sahip değilse, hiç çekilmez. Dünyayla barışık olmak, saflık…

Nerededir güzellik? Tüm istemimle istemek zorunda olduğum yerdedir; sevmek ve yok olmak istediğim yerdedir, sadece bir imge olarak kalmasın diye.

Yaşamın kıyısına yaklaşanlar onu daha iyi tanırlar.

Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan. 

En derin yaralarla başlar en derin gülücükler. En yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefesle yaşamayı.

İnsan dostunu düşmanından daha zor affediyor.

Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.

Küçük meselelerde aklını dinle, büyüklerdeyse yüreğini.

Kıyamete kadar olmak, düşünmek, yaşamak tut beni sımsıkı kollarında verecek başka mutluluğun yoksa acılarını ver bana…

Güzeldir karşılıklı susmak Daha güzeli de gülüşmek.

İyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek; vejetaryen olduğun için, boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.

Bir şey’den hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu; bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.

Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…

Yasaklanmış olana erişmektir amacımız. Felsefem bu parolayla bir gün üstün gelecek; çünkü şimdiye dek, kural olarak, yalnız doğruları yasakladılar!

Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim.

Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayaküstünde. Sorun bu zaten, başkasıyla olmak, başkasının olmak değil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak…

Yiğitlik; en büyük korkunun ve en büyük ümidinin üstüne üstüne gitmektir.

İnsanlık dinleri, kitlesel hezeyanlar içinde sınıflandırılmalıdır. Elbette insan paylaştığı sürece yaşadığının bir hezeyan olduğunun farkına varmaz.

Hiç kimse kendisinin ölümüne inanmaz. Bilinç dışında herkes ölümsüz olduğuna ikna olmuştur.

Kendisine sevgi dini diyen bir din bile kendinden olmayanlara karşı sert ve sevgisizdir.

“Öldürmeyeceksin” emrine yapılan vurgu, öldürme sevgisi damarlarındaki kanda dolaşan katillerden ibaret uzun bir nesiller zincirinden geldiğimizi doğrular. Muhtemelen aynı sevgi bizim kanımızda da var.

Yaratılış planının insanın mutlu olması gibi bir maksadı yoktur.

Bir insan, kirli düşüncelere sahip olduğu için utanmaz. Bir başkasının, o kirli düşüncesini bilme ihtimali utandırır.

Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki!

Ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı nice olurdu mutluluğun.

Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.

İyi nedir? Diye soruyorsunuz. Cesur olmak iyidir! Bırakın küçük kızlar, ‘Aynı zamanda hem güzel, hem de dokunaklı olmak iyidir,’ desinler.

Derin olduğunu bilen kimse kolay anlaşılır olmaya çalışır, kalabalıkta derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlaşılmaz olmaya çalışır. Kalabalık dibini göremediği her şeyi derin sanır çünkü!

Birçok şeyi yarım yamalak bilmektense, hiç bilmemek daha iyidir! Başkalarının düşünceleriyle bilgelik etmektense, kendi hesabına delilik etmek daha iyidir!

Sonraki işim düşünmek oldu. Kendimi onsuz düşünmek. Anlatabiliyor muyum?

Benim sevdiğim insan, ruhu kendini harcayan, teşekkür beklemeyen ve geri vermeyendir: çünkü o, hep armağan eder ve kendini esirgemek istemez.

Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

İnsan sıkı tutmalı yüreğini; çünkü gitmesine izin verirse, çok geçmeden aklı da gider peşinden.

Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.

Seni övdükleri sürece, kendi yolunda gittiğini sanma sakın; başkasının yolunda gidiyorsun.

Varacağım ereğime, ben kendi yolumu yürüyorum; duraklayanların ve geride kalanların üzerinden atlayacağım. Benim ilerleyişim, onların batışı olsun böylece!

Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği, bir daha ölümün olmamasıdır.

Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.

Yokluk büyük varlıktır azizim, yeter ki fark edebilesin.

Acı çeken birisi için, gözlerini kendi acısından başka bir yere çevirebilmek baş döndürücü bir mutluluk olmalı.

Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. Daha alçağını değil.

Yaşarken yaşayın! İnsan yaşamını tamamlayıp öldüğü zaman, ölüm taşıdığı dehşeti yitirir. İnsan doğru zamanda yaşamazsa, asla doğru zamanda ölemez!

Aşık seven kişi değildir, sevdiği kişinin mutlak sahibi olmaya çalışandır.

Gür ırmaklar kendileriyle birlikte birçok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da birçok aptal ve mankafayı.

İnsan, aşağı gördüğü sürece değil, yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.

Bizleri iki cinsiyetin de konum ve değer açısından birbirine eşit olduğu düşünmemiz için zorlayan feministlerin bizi yoldan saptırmalarına müsaade etmemeliyiz.

Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.

Psikanaliz gösteriyor ki iki kişi arasında kurulan, evlilik, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi uzun süreli bütün yakın ilişkiler arkalarında illa ki düşmanlık ve tiksinme gibi hislerden bir tortu bırakır ve bu hisler psikolojik baskı ile bertaraf edilmelidir.

Tabiatı ne olursa olsun, ruhla ilgili her şey bilinçdışıdır.

Psikanaliz, özünde sevgi yoluyla tedavidir.

Rüyadaki çarpıtmalar aslında bir sansür eylemidir.

En nihayetinde sembolizmi biz icat etmedik. Sembolizm evrensel ve çok eski bir hayal gücü etkinliğidir.

Utançla, bağlılıklarının eğri bakan gözlerini görmektense, bir utanmazı görmeyi yeğlerim!

Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.

Derisini değiştirmeyen yılan, kafasını değiştirmeyen insan ölmeye mahkumdur.

Siz hepiniz, delicesine çalışmayı ve hızlı, yeni, yabancı olanı sevenler kendinize katlanamıyorsunuz! Sizin çalışkanlığınız bir kaçıştır ve kendi kendini unutma istemidir.

Ahlak, ta başlangıçtan beri ikna etme sanatındaki bütün şeytanlıkları bilir. Bugün bile onun yardımına başvurmayan hiçbir konuşmacı yoktur.

İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görülsün, boşuna! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.

Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..

Biz, başkalarının bize söylediği sözde özelliklerimizi devamlı düzenleyen, örten ya da ortaya çıkaran vitrinler gibiyiz. Kendimizi kandırmak için.

En iyisi, sevinmeyi öğrenelim; böylece başkalarına acı vermeyi ve acıları düşünmeyi unuturuz.

Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.

Kendi kendine dürüst olmak iyi bir yöntemdir.

İnsan en cesur hayvandır; cesaretiyle yenmiştir her hayvanı zafer çığlıklarıyla yenmiştir her acıyı; ama insanın acısı en derin acıdır.

Kişi, ışığını karartmayı bilmelidir, böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için.

İtinayla tasdik edilmiş gözlemlerin düşünsel manipülasyonuna bilgi denir.

Tabuyu çiğneyen bir kimse kendisi de tabu olur; çünkü diğerlerini baştan çıkarmak gibi bir tehlike arz etmektedir. Herkesi kıskandırır, haset yaratır; neden başkalarına yasak olan şey ona müsaade edilsin? Bu sebeple tabuyu çiğneyen kimse bulaşıcıdır. Her örnek taklide yol açacağından dolayı ondan sakınmak gerekir.

Özel mülkiyetin lağvedilmesiyle insanın saldırganlık sevgisi elinden alınmış olur.

Mizah, etkileşim içinde bulunduğu üzücü etkilere rağmen keyif sağlama aracıdır.

Vicdan, içimizde büyüyen belli bir arzunun reddedilmesinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.

Amerika bir hatadır. Devasa bir hata olduğu kabul edilebilir ama her halükarda bir hatadır.

İnsan ağaca benzer.ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse,o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.

Her alışkanlık elimizi daha becerikli, aklımızı ise daha beceriksiz hale sokar.

Terk edilmişlik başkadır, yalnızlık başka...

Bir düşünce unutulduğunda nereye gider?

Düşlerde görülen sembollerin ezici bir çoğunluğu cinsel sembollerdir.

Sizin kökeniniz, nereden geldiğiniz değildir. Bundan sonra onurunuzu oluşturan, tersine nereye gittiğinizdir.

Kutsal olan gerçekler değil kişinin kendi gerçeği için çıktığı arayıştır. Neysen o ol.

Çok derin değil. Bir meseleyi tüm derinliği ile kavrayan insanlar, ona çok ender olarak daima sadık kalırlar. Onlar derinliği aydınlığa çıkardılar: Aydınlıkta görülebilecek daha kötü şeyler vardır.

İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar daha iyi görmek için değil daha iyi parıldamak için.

Evet, yaralanmaz, gömülmez bir şey var içimde, kayaları parçalayacak bir şey: Bu benim istemim’dir sessiz ilerler o ve değişmeden, yıllar boyu.

Issız ve yorucu dorukları sevenlerin kanatları olmalıdır!


Bakmak İsteyeceğiniz Düşünür Sözleri
Yorumlar
Yorum yaz